ⓘ Güllü Agop

                                     

ⓘ Güllü Agop

Agop Vartovyan, Osmanlı dönemi tiyatro oyuncusu ve yönetmeni ve Türk tiyatrosunun kurucularındandır.

Oyunculuğundan ziyade kurduğu ve yönettiği tiyatro toplulukları ile basarı kazanan bir sanatçıdır. Istanbul’da ilk kez Müslüman oyuncuların sahne aldığı bir tiyatro grubu olusturmus; Türkçe oyun oynama imtiyaz almıstır. Kurduğu tiyatro topluluğu, Darülbedayinin ve Istanbul Sehir Tiyatrolarının kurulmasına gidecek sürecin temel tası kabul edilir.

                                     

1. Yasamı

1840 yılında Besiktas, Istanbul’da dünyaya geldi. Ermeni Ilkokulu’nda öğrenim gördükten sonra sıvacılık, nakkaslık gibi islerde çalıstı.

1861-1862 yılları arasında, Balıkhanede memurken Beyoğlu’ndaki Sark Tiyatrosunda sahneye çıktı. Çesitli oyunlarda Mardiros Mınakyan, Tomas Fasulyeciyan gibi dönemin ünlü oyuncuları ile birlikte oyunlar oynadı. Yabancı dilde oyun oynama tekeli, Naum Tiyatrosu’nu isleten Naum Efend’deydi. Sark Tiyatrosu’nda Ermeni sanatçılar Hugo, Dumas, Schlller ve Molière’den Türkçe çevirileriyle oyunlar sahnelemistir.

Bir süre Izmirde genç Ermenilerin olusturduğu amatör bir grubun yönetmenliğini üstlenen Vartovyan, Istanbula döndükten sonra Sırabiyan Hekimyan ile bazı oyunlar oynadı. Hekimyan’ın islerinin bozulmasıyla birkaç ikinci derece oyuncuyla Asya Kumpanyası adlı topluluğu kurdu ve Gedikpasa’daki sirki, tiyatroya çevirerek bu ekiple Ermenice oyunlar sahneledi.

Geceleri aktörlük yapan sanatçının, gündüzleri sıvacılık yaptığı ve Beylerbeyi Sarayı’nın insaatında çalıstığı; sarayın küçük balkonlarının oymalarını tutturmayı basarınca ödül olarak Sultan Abdülaziz’den 500 altın alan Agop’un bu para ile Gedikpasa Tiyatrosu’nu tamir ettirdiği söylenir. Bu sahnede daha önce Razi adlı bir Italyan," Osmanlı Tiyatrosu” adıyla oyunlar sahnelemisti. Güllü Agop’un topluluğu da" Osmanlı Tiyatrosu ” Tiyatro-i Osmani adıyla anılmaya basladı.

Vartovyan, tiyatroyu Osmanlı hükûmetinin koruması altına almak ve bu sanatı Türk seyircisine de sevdirerek kazancını arttırmak istiyordu. Eski bir aktör olan Garabet Papazyan’ın tavsiyesi üzerine Ermenice" Sezar Borciya ” piyesini Türkçeye çevirtti. Eseri, 16 Nisan 1868’de sergilendi ve basarılı oldu. Gedikpasa’daki Türkçe oyunlar seyirciden ilgi görünce kumpanya aynı yıl Üsküdar’a geçti ve Aziziye Tiyatrosu’nda birkaç gösteri düzenledi. Orada da büyük basarı kazanınca Kadıköy ve Beyoğlu’nda hazırladığı çesitli gösterileri halka sundu. Türk seyircisi tiyatroya büyük bir ilgi gösterdi. 1869 yılında ilk olarak Fuzuli’nin Leyla ile Mecnun’undan düzenlenmis bes perdelik oyunu sergilendi.

Siranus, Teresa Çuhacıyan ve Annik Çuhacıyan, Mari Nıvart, Tomas Fasulyacıyan, Mardiros Mınakyan ve Bedros Magakyan gibi oyuncularla hem Türkçe hem de Istanbul Ermeni cemaatine hitap eden tiyatro faaliyetleri sürdürdü. Bengliyan ve Karakasyan kız kardesler ekibe katıldılar. Türkçeyi tam olarak konusmakta güçlük çeken Ermeni oyunculara diksiyon dersleri verildi, pek çok ünlü batılı eser Türkçeye tercüme edildi.

Ulusal bir tiyatro kurmak isteyen Sadrazam Ali Pasanın desteğiyle Güllü Agop, 1870 yılında saraydan, on yıl boyunca Istanbulda Türkçe oyun oynayacak tek tiyatro olma imtiyazını aldı. Böylece Osmanlı Sarayı ile ilk resmî tiyatro anlasması da yapılmıs oldu. Vartovayan’ın edindiği imtiyazda, 6 ay içinde Istanbul ve Üsküdarda, 3 yıl içinde de Galata, Tophane ve Beyoğlunda birer tiyatro binası kuracağı ve gelir gidere bakılmadan her yıl Üsküdarda en az 30, Galata ve Istanbulda 50 oyun oynanması sart kosulmustu. Yoksullar yararına yapılması zorunlu olan gösterimler tiyatro zevkini halka yayma amaç ve çabasının açık bir göstergesiydi. Müslüman kadınların da tiyatroya gelebilmeleri için özel bölmeler olusturulmustu. Osmanlı Tiyatrosu bu özellikleriyle, sonradan Darülbedayinin ve Istanbul Sehir Tiyatrolarının kurulmasına gidecek sürecin temeltası oldu.

Namık Kemal, Ebüzziya Tevfik, Ahmet Mithat Efendi, Semsettin Sami gibi önemli yazarların kaleme aldığı Türkçe eserler sahnelendi. Türkçe oyun sayısını o kadar arttırdı ki bir sezonda sadece birkaç Ermenice oyuna yer verilebiliyordu. Vartovyan Fransa’dan bir eğitmen de getirterek operet üzerine de çalısmalara basladı. Beyazıt Tiyatrosu’nda yerli operetler sahneleniyordu. Vartovyan, Avrupa operetlerini sahnelemeyi tercih etti.

Güllü Agop, 1880 yılında 10 yıllık imtiyazın sona ermesiyle etkinliği azalan Gedikpasa Tiyatrosundan ayrıldı. Bir süre Mınakyan ile birlikte Sehzadebasındaki baska bir tiyatroda çalısmaya basladı. 1882 yılında II. Abdülhamidin emriyle Mızıka-yı Hümayuna alındı. Bu arada kendi isteğiyle Müslüman olarak Güllü Yakup Efendi adını aldı. Hayatının sonuna kadar sarayda yasayan Güllü Agopun kabri Besiktasta Yahya Efendi Mezarlığında bulunmaktadır.

                                     

1.1. Yasamı Etkileri

Tiyatrosunda sergiledigi çeviri oyunların yanı sıra Ebüzziya Tevfik, Direktör Ali Bey, Recaizade Ekrem, Namık Kemal, Ahmed Mithat Efendi, Sinasi gibi döneminin önde gelen yazarlarına ısmarladığı ya da onlardan oynadığı oyunlarla Türk tiyatro dilinin gelismesine büyük katkıda bulunmustur. Teodor Kasapın ve Ahmed Vefik Pasanın Moliere uyarlamalarını da genis kitlelere tanıttı. Müslüman oyuncuların da topluluğuna katılması için çaba gösterdi. Ünlü oyunculardan Ahmed Fehim, Ahmed Necip, Muhterem Efendi, Mehmed Vamık gibi ilk Türk tiyatro oyuncuları onun yanında yetisti. Kel Hamit, Kavuklu Hamdi, Ismail Hakkı, Küçük Ismail gibi ünlü tuluatçılar da gene Gedikpasa Tiyatrosunda yetismis sanatçılar arasındadır.

Güllü Agopun tiyatro sahnelerine tasıdığı çok sayıda oyundan bazıları sunlardır: Leyla ile Mecnun 1869, Zor Nikahı 1869, Tosun Ağa 1870, Ayyar Hamza 1871, Vatan yahut Silistre 1873, Pinti Hamid 1873, Baba Himmet 1874, Direktörün Hali 1875. Bunlardan Vatan yahut Silistre adlı oyunun oynanması üzerine Osmanlı Tiyatrosu’yla iliskide olan yazarların sürgüne gönderilmesi ve Güllü Agop’un da kısa bir süre tutuklanması gibi hadiselere rağmen faaliyetler devam etti. Hatta Vatan yahut Silistre olayının ardından Kıbrıs ’a sürülen Namık Kemalin sürgünde yazdığı oyunların Güllü Agop tarafından daha sonraları yazar ismi verilmeden defalarca oynatıldı.

Güllü Agop, Cumhuriyet döneminin en ünlü keman virtüözlerinden Necip Yakup Askının babası, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi rektörü Yücel Askının dedesidir. Rektör Yücel Askının 2005 yılı içinde karsılastığı adli sorusturmalar sürecinde, AKP Aksaray milletvekili Ramazan Toprak ve bir kısım sağ basın tarafından dedesinin kökenine iliskin olarak yapılan atıflarla bir kez daha gündeme gelmistir.

                                     
  • Osmanlı Tiyatrosu veya Tiyatro - i Osmani, Güllü Agop un Gedikpasa Tiyatrosu nda kurduğu ve adı bu yapıyla özdeslesmis tiyatro topluluğudur. Repertuvarlarında
  • Kurtlar Vadisi dizisindeki hayalî karakter. Güllü Agop Türk tiyatrolarının kurucusu olarak bilinen Agop Vartovyan, daha sonrasında Müslüman olmus ve
  • Italyan Mösyö Razi Osmanlı Tiyatrosu adıyla isletti. Bu tiyatronun Güllü Agop tarafından kurulacak tiyatro ile ilgisi yoktur. Bir kıs mevsimi çalıstıktan
  • Hasköy den pek çok önemli oyuncu geldi Mardiros Mınakyan, Tomas Fasulyeciyan, Güllü Agop Serupe Benliyan, Aruzyan ve Agavni Papazyan kardesler gibi. Önceleri
  • tiyatrolarında oynadı. Okuldan sonra bir süre eczacı çıraklığı yaptı. Güllü Agop a kendisini kabul etmesi için basvurdu ama kabul edilmedi. Sansını Mınakyan da
  • tiyatrosu Kukla Gölge oyunu Ortaoyunu Tanzimat Döneminde Türkiye Tiyatrosu Güllü Agop ve Osmanlı Tiyatrosu Ahmet Vefik Pasa ve Bursa Tiyatrosu Mesrutiyet Döneminde
  • topluluğudur. Kumpanya, Türk tiyatrosu nun gelismesinde önemli rol oynamıstır. Güllü Agop un Gedikpasa Tiyatrosu nu bırakmasından 1880 sonra aynı yerde 1884 te
  • Sinasi yerli imgeler tasıyan ilk özgün eser Sair Evlenmesi 1860 ni yazdı. Güllü Agop ilk yerli tiyatro topluluğunu kurdu. Birinci Mesrutiyet ve Ikinci Mesrutiyet
  • Virginie de Paul, Güzel Osep te Osep gibi genç erkek rollerine çıkıyordu. Güllü Agop 1869 yılında Gedikpasa Tiyatrosu nu kurduğunda burada sahneye çıkmaya
  • akademisyen. Müzisyen Necip Yakup ile Emine Nezahat Hanım ın oğlu ve Güllü Agop un torunudur. Önce Konservatuvar ı daha sonra Ziraat Fakültesi Zooteknik
  • kurulan tiyatrodur. Istanbul un en eski tiyatrolarındandır. Müdürlüğünü Güllü Agop un yaptığı Asya Tiyatrosu topluluğu birkaç yıl burada sürekli temsiller